M: info@tgd.de    |    T: +49(0)30-896 83 81 0

Alman Vakıfları hakkında yürütülen dava

Cuma Ocak 31st, 20032003, Pressemitteilung, , Türkei und EU

Alman vakıflarının Türkiye`de yaptıkları çalışmalar nedeniyle haklarında mahkeme yoluyla kovuşturma başlatılmıştır. 29 Ocak`ta yapılan duruşmada mahkeme bu aya ertelenmiştir. Bu mahkemenin Türkiye Almanya ilişkilerini zedelediği görüşüyle TGD nin yaptığı basın açıklaması, değerli bazı arkadaşlarımızın eleştirilerine neden oldu. Böyle bir açıklamaya neden gerek duyulduğu haklı olarak sorulmaktadır.

Bu konuda 6/7 Ocak 2002 tarihlerinde Hürriyet, 8 Mart` 2002 tarihinde Cumhuriyet gazetelerinde „Türkiye Almanya ilişkileri eşitliğe ve ortak çıkarlara dayanmalıdır“ başlığı altında ayrıntılı bir değerlendirme yaptım. Vakıflara rahmetli Dr. Necip Hablemit-oğlu`nun „Alman Vakıfları ve Bergama Dosyası“ kitabında yapılan ağır suçlamaların önemle üzerinde durularak yanıtlanması gereğini vurguladım.

Konu Türkiye`de yargı önüne gelmiştir. Vakıflar hakkında başlatılan dava Alman medyasında ve kamu oyunda önemle işlenmiş ve yoğun eleştirilere neden olmuştur. Alman siyasi parti ve hükümet yetkilileri bu davayı, Türkiye`de özgürlüklerin ne denli kısıtlanmış olduğuna kanıt olarak göstermekte ve Avrupa Birliği üyeliği konusunda da önlerindeki önemli bir gösterge olarak açıklamaktadırlar. Türkiye-AB ilişkileri konusunda üst düzey yetkililerle yaptığımız tüm görüşmelerde bu konu önemle gündeme getirilmiştir. „Dünyanın dört bir yanında aynı Alman Vakıflarının benzer çalışmalar yaptıkları ve ilk defa Türkiye`de bu çalışmalarından ötürü mahkeme önüne çıkartıldık-ları“ vurgulanmaktadır.

Kanımızca Alman Vakıfları hakkında izlenen yöntem, dost ve müttefik iki ülke ilişkilerine gölge düşürmekte ve Türkiye`de demokratik hak ve özgürlüklerin nedenli sınırlı olduğu, bu örnekle vurgulanmaktadır.

Oysa sözü geçen vakıflar Türkiye`nin ulusal çıkarlarına zarar verecek çalışmalar yaptıysalar, bu konunun Alman hükümetiyle ve vakıf yetkilileriyle görüşülerek ivedi olarak üstüne gidilmesi ve gerekli önlemlerin alınması gerekirdi. Bu tür konularda seçilen yöntem kanımızca budur.

TGD ve ona üye bazı kuruluşlar uzun yılardır özellikle Friedrich Ebert Vakfı`yla bir dizi seminerler düzenlemekteyiz. Onlarca seminerlerinde konuşmacı olarak tebliğler sunduk. Almanya`nın göç ve Türklere yönelik politikalarına çok ağır eleştirilerimiz oldu. Bilindiği gibi TGD bu eleştirilerinde hiçbir çekince ve sınır tanımadan, zaman zaman Federal İçişleri Bakanı`ndan, Federal Yabancılar Görevlisi`ne değin bir dizi siyasi yetkiliye karşı tavır aldı. Bu vakıflardan bize, kamuoyunda yaptığımız ağır eleştirilerden ötürü herhangi bir serzeniş gelmedi.

TGD Almanyalı Türklerin hak ve çıkarlarını savunmanın yanısıra, iki ülke ilişkilerinin eşitlik, karşılıklı çıkarlar ve dostluk temelinde gelişmesine elinden geldiğince katkıda bulunmaktadır. Vakıflara ilişkin basın açıklaması bu amaca katkı dileğiyle yapılmıştır.

Prof. Dr. Hakkı Keskin