M: info@tgd.de
   |    T: +49(0)30-23-63-51-00

Türk Vatandaşlık Yasası Doğru Yöne Atılmış Bir Adımdır, Ancak Yetersizdir

Perşembe Ocak 3rd, 20082008, Pressemitteilung

Berlin, 03.01.2008

TGD, TBMM gündeminde bulunan ve İçişleri Komisyonundan geçen yeni Türk Vatandaşlığı Kanunu Tasarısını Almanya Türk Toplumu Hukuk Konseyi üyesi Bedri Boğa’nın da katkılarıyla incelemiştir.

Konuyla ilgili açıklama yapan Almanya Türk Toplumu Genel Başkanı Kenan Kolat, yasa tasarısının yürürlükteki yasaya göre daha derli toplu olduğunu, çağdaş vatandaşlık yasalarına uyum sağladığını belirtmiştir. Yasadaki bazı noktalarla igili şu görüşler aktarılmaktadır. Bu eleştiri ve öneriler bugün Komisyona iletilmiş ve Genel Kurulda düzeltilmesi önerilmiştir:

1) Yasada önemli değişikliklerden birisinin bugüne kadar Türkiye tarafından kabul edilen ve bir yabancının Türk vatandaşı olmak istediğinde kendi vatandaşlığından çıkmasını öngörmeyen düzenleme değiştirilmiş, otomatik çifte vatandaşlık kaldırılmış olmasıdır. Bu değişikliğin çifte vatandaşlığı tanımayan ülkelere karşı „karşılıklılık temelinde“ yapıldığı düşünülmüştür. Bu Bakanlar Kurulunun takdirine bırakılmaktadır. Bu tarafımızdan olumlu bulunmaktadır.

2) Yasa tasarısında 18 yaşından küçük çocukların Türk vatandaşlığını kazanması ve kaybetmesi konusunda yapılan bazı değişiklikler kimi sorunlara yol açacak gibi görülmektedir.

a) 19. madde uyarınca (yeni taslakta 20. madde) Türk vatandaşlığını kazandığı tarihte velayeti ana ya da babada bulunan çocuklar, diğer eşin onayı ile Türk vatandaşı olabileceklerdir. Onay edilmediği takdirde, yaşanılan ülkedeki yargıç kararına başvuruda bulunulacaktır. Buradan kasıt herhalde önceden başka bir kişiyle evlilikten olan çocuklar kastedilmektedir. Yoksa evlilik içinde olan çocukların velayet sorunu olmaması gerekir. Öncelikle bunun netleştirilmesinde yarar görülmektedir.

b) Somut olarak, Almanya’da yaşayan örneğin bir Türk kökenli Alman vatandaşı bu madde uyarınca Türk vatandaşlığına geçmek istediğinde, diğer eş küçük çocuk için onay vermezse Alman mahkemesinden karar almak gerekecektir. Alman mahkemesinin Türk Hukuku için nasıl karar alması sağlanacaktır? Bu birçok bürokratik engele yol açabilecektir. Şimdiye kadarki yasada (Madde 16) babanın Türk vatandaşlığına geçmesi otomatik olarak küçük çocukların da Türk vatandaşlığını kazanmalarını sağlıyordu.

c) Halen yürürlükteki yasada 18 yaşından küçük çocukların Madde 16’ya göre nasıl Türk vatandaşı olacağı düzenlenmektedir. Yeni tasarıda bu konuda bir düzenlemenin olmadığı görülmektedir.

3) Yasa tasarısının 27. maddesinin 2. bendi uyarınca Türk vatandaşlığından çıkan ana ya da babanın küçük çocukları diğer eşin onayı ile Türk vatandaşlığından çıkabilecektir. Onay olmadığında Türkiye’deki mahkemeler karar verecektir. Boşanmış olanların çocuklarının durumuyla ilgili halen geçerli yasadaki hükümler bu yasada yer almadığından bu konuda bir boşluğun doğması söz konusu olabilecektir.

4) Soy bağı çerçevesinde Türk vatandaşı ana ve yabancı babadan olan evlilik dışı çocuklar, Türk vatandaşı olurken, Türk vatandaşı baba ve yabancı anadan olan çocuklar otomatik olarak Türk vatandaşı olamamakta, bir inceleme yapılması gerekli görülmektedir. Bu farklı uygulamanın eşitlik ilkesine aykırılığa ve yine bürokratik sorunlara yol açacağı düşünülmektedir.

5) Bir başka devlet vatandaşlığını alan kişilerin Türkiye’den izin almadığı için vatandaşlıktan çıkartılmasının önlenmesi doğru ve çağdaş uygulamadır. Ancak 29. maddedeki 1. fıkranın c bendinde „izin almaksızın yabancı bir devlet hizmetinde gönüllü askerlik yapanlar“ de bu kapsama alınmalı ve metinden çıkarılmalıdır, zira bunun nasıl saptanacağının yanı sıra, bu durumun ancak çifte vatandaş olma durumunda gerçekleşmesinden dolayı maddi bir temelinin olmadığını düşünüyorum.

6) 1.1.2000 tarihinden beri yürürlükte olan Alman Vatandaşlık Yasası Almanya’da doğan yabancıların çocuklarına belirli koşulların yerine gelmesi durumunda otomatik olarak Alman vatandaşlığını vermekte, örneğin Türk vatandaşlıklarını da korumaktadırlar. Bu kişiler 18-23 yaşları arasında hangi vatandaşlığı seçtiklerine karar vereceklerdir. Örneğin Alman vatandaşlığını seçtiklerinde Türk vatandaşlığından çıkmaları gerekecektir. Ama bu çocukların Türkiye kayıtlarında Alman vatandaşı olduklarına ilişkin bir kayıtları yoktur, zira birçok anne-baba çocuklarının Alman vatandaşlığını doğunla kazandığını Türk tarafına (kütüğe) bildirmemektedir. Bu çocuklar daha sonra Türk vatandaşlığından çıkmak istediklerinde Türk kütüğünde Alman vatandaşı olarak kayıtlı olmadıklarından Türk vatandaşlığından „vatansız kalacakları“ gerekçesiyle çıkmaları olanaklı olamayacaktır. Bu durumla ilgili bir düzenlemenin de yapılmasında yarar görülmektedir.