M: info@tgd.de   |    T: +49(0)30-23-63-51-00

2012 YILININ DEĞERLENDİRMESİ – 2013 YILINDAN BEKLENTİLER

Cuma Ocak 4th, 20132013, Pressemitteilung

Berlin, 31.12.2012

2012 YILININ DEĞERLENDİRMESİ

2013 YILINDAN BEKLENTİLER

Kenan Kolat, Almanya Türk Toplumu Genel Başkanı

2012 yılını Almanya’da Türklere ve Müslümanlara karşı varolan önyargıların arttığı ve ırkçılığın toplumun ortasına doğru geldiği bir yıl olarak değerlendirmek gerekir.

Almanya’da uyum konularının nasıl etnikleştirildiğini ve kültüralize edildiğinin bir kanıtı olması bakımından 2012 yılı çok dikkat çekti. Özellikle 2009 yılında başlayan Sarrazin tartışmalarının 2012 yılında da yoğun olarak sürmesi ve “biz-onlar” yaklaşımının ne kadar da derin olduğunu ortaya koymaktadır. Artan bu derinlik özellikle barış içinde yaşayan ve toplumla bir sorunu olmayan birçok insanımızı çok yaralamıştır. Alman kökenli aydınların ve kurumların yeterince seslerini çıkarmamaları da ayrıca değerlendirilmelidir. Önümüzdeki yıllarda göçmenlerin ve özelde Türklerin üzerine daha fazla baskıların geleceği beklenmelidir.

2009’da yapılan seçimlerde Hükümeti oluşturan CDU/CSU ve FDP’nin programında Almanya Türk Toplumunun bazı isteminin yer almasına karşın bu süre içinde sonuç alıcı yeterli bir çalışmanın yapıldığı sözlenemez. Yeni İçişleri Bakanı ile Uyum Bakanı arasında gerekli bir uyum görülmemektedir.

NSU ırkçı cinayetlerini araştırmak üzere Federal Parlamento ve bazı eyalet parlamentolarında kurulan Araştırma Komisyonlarının çalışmaları çok yakın bir biçimde izlenmektedir. Burada yapılan çalışmalardan ortaya çıkan sonuçlar anında değerlendirilmekte ve kamuoyu ile paylaşılmaktadır. Almanya Türk Toplumu dışında başka hiçbir kurum bu çalışmaları sürekli ve düzenli olarak izlemediğinden TGD üzerindeki beklentiler çok yüksektir. Bu beklentileri yerine getirebilmek amacıyla oluşturulan birimde konular değerlendirilmekte ve yapıcı öneriler yapılmaktadır.

Toplumun ortasına gelmiş olan ırkçılığa karşı 21 Mart tarihinde Almanya’nın birçok kentinde TGD eyalet örgütleri tarafından gerçekleştirilen eylemler büyük ses getirmiştir. Her yıl yinelenecek bu eylemler ile ırkçılıkla mücadele konusunun sürekli gündemde tutulması amaçlanmaktadır.

2012 yılı içinde ortaya çıkan bir başka tartışma konusu sünnetin yasaklanmasıydı. Yer yer antsemitik ve islamafobik eğilimler de gösteren bu tartışmaya Almanya Türk Toplumu gerekli ağırlığı koymuş ve yasa önerisindeki bazı maddelerin Müslüman ve Yahudiler lehine formule edilmesine katkı sağlamıştır.

Avrupa Adalet Divanı, Ortaklık Konseyi kararlarını temel alan ve hemen hemen sürekli Almanya aleyhine çıkan kararlarına devam ermektedir. Ne yazık ki, Almanya Hükümetleri, bu kararları kişisel karar olarak nitelemekte ve genel uygulamaya koymamaktadır.

2009 yılında Almanya Türk Toplumu “uyum” yerine “katılım” kavramını ortaya atarak yeni bir yaklaşımının geliştirilmesi için yoğun bir çaba başlatmıştı. Bunun ilk meyvelerini 2012’de almaktayız. Türkiye Cumhuriyeti bakanları ve buradaki temsilciliklerinin de “katılım” kavramını öne çıkarması önemli bir gelişmedir. Bu bağlamda tüm eyalet Başbakanlarına “Almanya’da Nasıl bir Hoşgeldin Kültürü Olmalı” adı altında önerilerde bulunulmuştur. Bu konunun üzerine 2013 yılında da gidilecektir.

2012 yılında dile getirilen diğer bir konu da göç ve uyum alanında yeni bir yasal düzenlemenin yapılmasının önerilmesiydi. 2013’in ilk aylarında Federal Parlamentoya bir yasa önerisi sunulacaktır. Bu bir sivil toplum örgütü tarafından ilk kez ortaya konacak “proaktif politika”nın yaklaşımını ortaya koyması bakımından öenmlidir.

2012 yılında gerçekleştirilen Uyum Zirvesi bugüne kadar yapılanlar içinde en zayıfı olarak kamuoyunda değerlendirilmiştir. Varolan Ulusal Uyum Planı, Ulusal Eylem Planına dönüştürülmüştür. Bu konuda Almanya Türk Toplumu çalışmalara etkin olarak katılacak ve önerilerini sunacaktır.

2010’da yeniden başlatılan İslam Konferansına Almanya Türk Toplumu bu kez örgüt olarak katılmakta ve değişik çalışma gruplarında bulunmaktadır. İslam Din Derslerinin yanı sıra, İslam karşıtlığı ve antisemitizm TGD tarafından üzerinde durulan en önemli konulardır. Seküler düşüncedeki insanların görüş ve yaklaşımları TGD tarafından konferansa sunulmaktadır.

Almanyalı Türklerin içinde yaşadıkları toplumu her türlü gelişmeye karşın benimsemeleri, Alman vatandaşlığına geçmeye devam etmeleri, çocuklarının eğitimine her zamankinden daha fazla önem vermeleri ve onları desteklemeleri gereklidir. Bunun yanı sıra siyasal görüşlerine yakın buldukları partiler içinde örgütlenmeleri, sendika ve işveren meslek kuruluşlarına girmeleri Türkler açısından büyük bir önem taşımaktadır. Bizler bir yandan katılımın önündeki engellerin kaldırılmasını isterken, öte yandan kendi içimize kapanmamalıyız. Herkesin Alman kökenli komşu ve dostlarıyla daha sık görüşmeleri ilişkilerin gelişmesi, önyargıların kırılması açısından önemlidir.

2013 YILINDAN BEKLENTİLER

2013 yılındaki temel uğraşı alanı Irkçılıkla Mücadele ve Katılım konuları olacaktır. Tüm çalışmalar bu başlıklar altında gerçekleştirilecektir.

2013 yılı bilidiği üzere seçim yılıdır. Bu nedenle Eylül sonunda yapılacak seçimlere Türk kökenli Alman vatandaşlarının yoğun katılımının sağlanması büyük önem arzetmektedir. Almanya Türk Toplumu ve üye örgütleri 2013 yılında partilerin seçim programlarını inceleyecek ve karşılaştıracaktır. Bunun yanı sıra seçim bölgelerindeki milletvekili adaylarına yönelik istemler paketleri oluşturulacaktır.

2013 yılının ilk yarısında Federal Meclis NSU Cinayetleri Araştırma Komisyonunun raporu yayımlanacaktır. Bu rapor çerçevesinde Almanya Türk Toplumu kendisi özel bir rapor hazırlayacak ve bunu da Meclise ve kamuoyuna sunacaktır.

29 Mayıs 2013’de Solingen’in 20. Yılı anma töreni yapılacaktır. Bu çerçevede Irkçılığa Karşı Zirvenin ikincisi burada gerçekleştirilecektir. Daha sonrasında Berlin’de yapılacak büyük bir toplantı ile Zirve sonuçlandırılacak ve kamuoyuna bir memorandum sunulacaktır.

2013 yılı Türkiye (Osmanlı) ile Almanya arasındaki resmi devlet ilişkisinin başladığı 100. yılıdır. Bu bağlamda Almanya Türk Toplumu bu ilişkinin sivil toplum boyutunu dile getirecek.

Bu duygu ve düşüncelerle 2013 yılının eşit hak, daha çok katılım ve barış getirmesini umuyor, herkese sağlıklı ve esenlikli yeni bir yıl diliyoruz.