M: info@tgd.de   |    T: +49(0)30-23-63-51-00

Teröre ve Terörizme karşı savaşa: evet ! – Dolaylıda olsa İslama karşı savaşa: hayır !

Pazartesi Eylül 17th, 20012001, Pressemitteilung, NSU,

Terörün  ve Terörizmin ne Amerika`da ve ne de Dünyanın bir başka yerinde özürü olamaz. Hele hele dini maske altında ve dinsel gerekçe ve motivlerle binlerce suçsuz insanın öldürülmesi, suçların ve alçaklığın en büyüğüdür.Hangi gerekçeyle olursa olsun terör insanlık suçudur. Hukuk devletinin tüm olanaklarıyla  yokedilmelidir. Bu bizim geçmişteki  tavrımızdı, bugün de şaşmaz ilkemizdir.

Büyük bir kuşkuyla izlemekteyiz ki, Amerika Birleşik Devletlerinde yapılan barbarca terör saldırıları, sokakta, işyerinde, medyada ve politikada, Almanyalı müslümanları terörün sempatizanıymış gibi görme ve gösterme çabaları gündemdedir.

İnsanların korku,  haklı tepki ve duygusallık içersinde oldukları böyle bir ortamı, siyasi ve ideolojik amaçlar için kullanmaya çalışmak, affedilmez bir tavırdır.

İslam dinini düşman hedef ve tehlike, müslümanları da Batı Dünyası`nın potansiyel  düşmanı olarak görme ve bundan yola çıkarak da Kültürler ve Dinler arasındaki bir çatışmayı öne çıkarmak, sonderece aptalca ve bu fanatik, terörist islamcıların amaçlarıyla örtüşen bir tavırdır. Oysa aralarında Türkiye`nin de bulunduğu bazı İslam ülkeleri yıllardır terörizmden büyük acılar çektiler ve hala çekmektedirler de. Tıpkı İrlanda ve İspanya`daki terörizmin Hırıstiyanlığa dayandırılmasının mümkün olmadığı gibi, Amerika`daki terörün de İslam diniyle bağdaştırılması olası değildir.

Dini siyasi ve ekonomik amaçları için kullanan insanlar ve siyasi partiler her zaman olmuştur. Dini inancları, siyasi amaçlar için istismar edenlere karşı  kararlı bir mücadele verilmelidir. Bu amaçla gerekli yasa değişikliğine gidilmesini destekliyoruz.  Bunun içindir ki Türkiye`de din ve devlet işlerinin ayrı tutulmasını emreden Laiklik ilkesi, anayasal güvence altına alınmıştır ve devletin en temel köşe direklerinden biri olarak korunmaktadır.

Bugün herzamankinden daha fazla ihtiyacımız olan husus: kültürler ve dinler arasındaki diyalog ve bilgi akımının daha da artırılması ve böylece ortak düşman olan terörizme karşı birlikte kararlı bir savaşımın  verilmesidir. Özellikle bu ortamta Politikacılara ve medya temsilcilerine – bir çoğu bunu örnek bir şekilde yapmaktadır da, büyük sorumluluk düşmektedir: Dünyanın neresinde olursa olsun terörizmi reddeden ve kınayan İslam dini mensubu geniş kitlelerle bir avuç teröristin titizlikle ayrı tutulması gerekmektedir!

Prof. Dr. Hakkı Keskin